| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
madur
Kayıt: 09 Oca 2007 Mesajlar: 15 Yasadigi yer: istanbul
|
Tarih: Cum Eyl 21, 2007 1:17 pm
Mesaj konusu: TürİT |
|
|
[size=18]
[b]'Plan Yapmayın Plan/Çakal Yesun Anani'[/b][/size]
[b]Perihan Mağden[/b]
İsmail Türüt diye 1 yaratık var.
Şişmandan ziyade şişmiş 1 adam: Böyle helllyum gazını basmışlar arkasından, şişirmişler şişirmişler, bi iple bağlı yere, ipi kessen bi yerinden uçup gidecek: öyle bi amorf balon.
Ve fakat Osman Yağmurdereli vs. bütün kötücül
şişmeler gibi; bunların çok şirin/sevinilesi/komikşekerpofpof olduklarına dair, psikolojide (eskilerden) 'Picnic Type' tabir edilen tiplerden olduklarından- böyle güçlü 1 inançları var herrr halleriyle katlanılası/beğenilesi olduklarına dair.
Nitekim 'Fıkralarla Türkiye'nin sunucusu İsmail Türüt KANAL 7'DE.
Vakti zamanında Şevki Yılmaz'ın seçim kampanyası için yaptığı bi besteleme neticesinde yargılanmış. Fikir suçundan! Öylesine zararziyan fikirlerle şarkı attırabiliyor yani.
"Tarabya'da uşaklar/Etiler'de yumuşaklar" demesinin akabinde, sahnede bacağından vurulmuştu.
Sıkı durun: daha önce Arto'yu da vurmuş bulunan Tolga Bilgi tarafından.
Arto, Ermenilerin Yüz Karası diyebileceğimiz, çene ishalinden mustarip, karga sesli 'kişi'. Gerçek ismi: Harutyun Dalga.
Her şey şaka gibi değil mi? Bizler de zaten Fıkralarla Yaşayanlarız. Yalnız Hrant Dink öldü. Biz yaşıyoruz.
O önce mahkûm edildi, sonra öldürüldü.
Büyük Faşist Ozanbeyin Ozan Arif yazıyor, İsmail Türüt okuyor. Parçanın adı: 'Plan Yapmayın Plan'- içinde Ogün'ler, Yasin'ler geçiyor.
Sözleri yazan Ozan Arif Faşisti "Sözlerimin arkasındayım" diyor. Ve fakat yasinlerle, fatihalarla tabii ki bizim anladığımız şeyleri kast etmemiş.
Dualarla yazılmış mısralarmış'a getiriyor. Kullanılırmış bunlar tabir olarak!
İsmail Türüt diyelim, bu parçasının içinde bulunduğu DÜNYA TATLISI kasetinin etiketinin Ogün Müzik'ten olmasını da açıklayamıyor.
İnternette filan Ogün Müzik'ten çıkmış gözüküyor 'Dünya Tatlısı'.
Menajeri "Ogün Müzik'le çalışmıyoruz. Melodi Müzik'ten çıktı" diyor. Zaten Unkapanı'nda Ogün Müzik diye bi şirketin izi bulunamıyor.
Rahip Santoro'yu öldüren de 'Küçük Ogün'dü, Hrant Dink'i öldüren de 'Küçük' Ogün. Çok sevilen, çok anlamlı bir isim Karadeniz'de anlaşılan. Şarkıda da: "O gün öyle desinler/Bugün böyle desinler/Fatiha'lar, Yasinler/Bitmez Karadeniz'de" deniliyor zaten.
Evet, Dünya Tatlısı olduğuna inanan 1 Fıkracı Adam. Uşaklar/Yumuşaklar sallamasının ardından bacağından kurşunlanıyor. Bir de röfleli/makyajlı/fırfır takım elbiseli fotoğrafları çıkmıştı ortaya. Bi zamanlar muhayyilesinin Etilerindeki 'yumuşaklar' janrında takılıyormuş yani. Şevki Yılmaz için öylesine radikal sözler attırıyor ki propaganda türküsünde, mahkemeye veriliyor.
Kanal 7'nin sevilen elemanı ayrıca!
'Parçasıyla' ilgili, "Karadeniz'de oynanan oyunlara dikkat çekmek istedim" diyor.
Çekti nitekim.
Avusturya'da yaşayan ve vatan/millet sevgisinden çatlayan 1 Takım Türkler, Dink Cinayetini ÖVEN bir klip attırıp YouTube'a koyuyorlar. 'Dünya Tatlısı' Fıkracı Türüt Uşakları'nın şerefine!
Bu arada BAHÇEŞEHİR Üniversitesi'nde, '1 Grup Çarşambalı Genç' (ahh bu Karadeniz'in milliyetperver uşakları!!) Dink'in öldürülmesinin ne kadar şahane/gerekli bi şey olduğu üstüne bir film attırıyorlar.
'Filmde' Dink'in arkadaşını oynayan kişi "Eninde sonunda Batı Ermenistan'ı da bizim topraklarımıza katıp Büyük Ermenistan'ı kuracağız" diyor.
Dink Rolündeki: "İnşallah.... Türkten boşalacak
o zehirli kanın yerini alacak olan temiz kan Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil kanda mevcut olacaktır" diyor.
Bu lafların ardından sokağa çıkınca, vurulup öldürülüyor Dink'i 'oynayan'. 12 Eylül döneminde hapiste yapılan testlerin sonunda faşistlerin çoğu geri zekâlı çıkmışlar, okumuşsunuzdur.
Trabzon Emniyet'i de, İstihbaratı da KUSURLU BULUNMADI müfettişlerce, biliyorsunuz. Tüm Trabzon'un, bütün Pelitli'nin bildiği, ezbere, herkesin konuştuğu, jandarma muhbirinden, polis istihbaratçısına onca haberdar edilmiş, GELİYORUM! diye bağırmış bir cinayetle alakalı; HİÇBİR YETKİLİ sorumlu tutulmadı, yargılanmadı. Dahası 'aklandı'.
'Küçük' Ogün'le o posterleri hazırlayan polisiyle, jandarmasıyla Çayocağı Yapımcıları hakkında da hiçbir cezai işlem yapmaya gerek duyulmadı.
Aklandılar. Paklandılar.
Hrant Dink'i Yaşayan/Yürüyen 1 Hedef haline getiren tüm o mahkeme basma sahnelerini yaratıklandıranların bi kısmı, Ümraniye'deki bomba baskınından beri içerdeler. Yalnız YASAK haklarında yazmak ve çizmek. (Danıştay Baskını'na bağlandı vs. diye.)
Onların tepesindekilere ulaşılmadığına göre; bu ilginç, bu esrarengiz yasak devam edecek.
'Küçük' Ogün yüzünden Hrant Dink'in mahkemesini izlemek de yasaktı. 18'ine bastı mı ARTIK 'Küçük' Ogün? Yoksa cinayeti işlediğinde 13 yaşında filan mıydı? Adlı Tıp Raporu 'Küçük' Ogün'ün yaşını 'kanıtlayan' Samsun Adli Tıbbı'ndan alındı- yanılmıyorsam. Yaşı o zaman da çok şaibeli idi;
ama artık 18'ine basmış olduğunu ümit ediyorum Karadenizli bu küçük uşağın.
Bu iğrenç ötesi klip haberini, mahçup bi edayla yedinci sayfadan küçücücük duyurdu pazar günü 'Büyük' Hürriyet gazetesi.
Ogün'ün çay ocağındaki poster çalışmalarını 'Avla avcının birlikte hatıratı' olarak değerlendiren, bu çocuklarla 'empati yapmamızı' isteyen İklimatör Genel Ağbi Özkök'ün yazısı ise koalaları mı, penguenleri mi, kutup ayılarını mı tercih edelim neşeli ayaklar/küresel ısınmanın sembolü olarak- üstüneydi.
Dünya Tatlısı'ydı yani.
Dünya tatlısıydı çizgisi. O gün de öyleydi. _________________ Dünyanın bütün Sürmenelileri, birleşin !..
En son madur tarafından Cmt Eyl 22, 2007 8:46 am tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
madur
Kayıt: 09 Oca 2007 Mesajlar: 15 Yasadigi yer: istanbul
|
Tarih: Cmt Eyl 22, 2007 8:46 am
Mesaj konusu: |
|
|
[b]"Hepimiz Türüt'üz"[/b]
Almanya'da bir grup dazlak kafalı neo-Nazi, bir Türk ailesinin evini ateşe verip çoluk çocuk, diri diri yaktığında yüzlerce duyarlı Alman hemen olay yerine koşup katliamı protesto eden sloganlarla yürümüştü. Dillerindeki slogan neydi hatırlıyor musunuz: "Hepimiz Türküz!"
Bu, bir duyarlılık sloganıdır.
Bu, "Size yapılan haksızlığa inat, biz de sizdeniz" demenin, acıyı paylaştığını ilan etmenin en yalın, en manalı yoludur.
Şimdi Alman faşistlerinin bu jeste karşılık bir şarkı yazıp "Plan yapmayın plan / gitmez Alamanya'da / kahpelik yalan dolan / tutmaz Alamanya'da" dediğini düşünün.
Aynı şarkıda Türk evlerini kalleşçe ateşe verenlere övgüler düzülsün, "Hans'larla, Patric'ler / bitmez Alamanya'da" diye tehdit savrulsun.
Şarkının klibinde de "Bırakın ezan okumayı / Türkçülük taslamayı / Millet böyle dolmayı / yutmaz Alamanya'da" denilsin ve "Hepimiz Türküz" diye yürüyen Almanlar hedef gösterilsin.
Alman makamları bu şarkıyla suça övgü düzen ırkçıların derhal yakasına yapışırdı.
Ya Almanya'daki Türk toplumu ne hissederdi; düşünsenize...
* * *
Prof. Oran ve Prof. Kaboğlu'nun devletin isteğiyle hazırladığı Azınlık Hakları Raporu'nu "halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici" bulan, orada yazılanlarda "yakın ve açık tehlike" kokusu alan yargının bu türkü karşısında ne yapacağını merakla bekliyoruz.
Dava açılır, kaset toplatılır, klip yasaklanırsa, Dink cinayetini savunanların tepki sloganını tahmin etmek zor değil:
"Hepimiz Türüt'üz!.."
* * *
İsmail Türüt belki Karadeniz'in bir bölümünden alkış almak, belki ırkçı bir damarı gıdıklamak uğruna ucuz bir propaganda türküsünü seslendirmiş, açıkça suçu ve suçluyu övmüştür.
Yine de ben Türüt'ün, bir gazeteciyi, bir aydını, düşünen bir beyni kalleşçe kurşunlayan bir katili övecek kadar gaddar olabileceğine inanmıyorum.
Gerçekten dünkü Milliyet'e söylediği gibi "Bir Müslüman olarak" bir insanın öldürülmesinden haz duymuyorsa, bir an için kendini öldürülen o insanın ailesinin yerine koymalı ve türküsünü piyasadan toplatıp özür dilemelidir.
Hatta türküsünü biraz tadil etse, Karadeniz için de iyi olur:
"Bir uşak ensesinden / vurulmaz Karadeniz'de
Öyle kalleşçe pusu / kurulmaz Karadeniz'de...
Fatihmiş, Yasinmiş / bilinmez Karadeniz'de
Katillere kahraman / denilmez Karadeniz'de..."
* * *
Tabii işin Türüt'ün özrüyle, savcıların girişimiyle bitmeyeceğini de biliyoruz.
Asıl, bu kini üreten toplumsal kültürü, hepimizin içindeki "Türüt"ü sorgulamak gerektiğine inanıyoruz.
"Masum bir bebekten bir İsmail Türüt çıkaran bu kültürel iklim sorgulanmadıkça bizlere huzur yok kardeşlerim."
[b]Can Dündar[/b] _________________ Dünyanın bütün Sürmenelileri, birleşin !.. |
|
| Başa dön |
|
 |
gamze
Kayıt: 21 Oca 2007 Mesajlar: 7 Yasadigi yer: istanbul
|
Tarih: Pts Ksm 05, 2007 12:59 pm
Mesaj konusu: |
|
|
Türüt Laz değildir!
[b]Mehmedali Barış Beşli[/b]
Hrant Dink cinayetinin duruşması yeni yapıldı. Yargılama davanın olağanüstülüğüne rağmen klasik bir şekilde devam ediyor, sanıkları mahkeme binasına getiren aracın üzerinde "Ya sev ya terk et!" yazıyor, şaşırmıyoruz. Teknik olarak yargılamayı yapan mahkeme bir karar verecek ve sanıklar hakkında çeşitli cezalara hükmedilecek ve belki de bazıları beraat edecekler.
Salakhalı İsmail Türüt ise bir şarkı söyleyerek bu siyasi cinayet ve şovenizme karşı var olan sıkıntılarımızı bir kat daha arttırıyor. Türüt gibi bir zatın böyle bir şarkı söylemesi Türkiye'de milliyetçiliğin hangi noktalara geldiğini göstermesi açısından önemli ve vahim. Türüt neden böyle bir şarkı söyledi sorusunun cevabını aradığımızda bir ihtimal sansasyon yaratmak ve buradan albümünün satış rakamlarını arttırmak, bir diğer ihtimal ise Karadeniz'e verilmeye çalışılan "görevin" bir parçası olmak olabilir.
Birinci ihtimali değerlendirdiğimizde Türüt'ün bir albüm yapmasının ticari bir iş olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Dolayısıyla bu önceden hesaplanmış bir satış stratejisi olabilir. Nitekim milliyetçi duygulara hitap etmek son yıllarda iyi prim yapıyor. Çevrenizdeki bayrakların sayısını bir sayın. Ya da bayrak imalatıyla uğraşanların beyanlarını okuyun gazetelerde.
Diğer ihtimal ise daha can sıkıcı� Sevgili Hrant Dink'in katil zanlısı çocuk Trabzonlu, Andrea Santoro yine bir Trabzonlu çocuk tarafından Trabzon'da öldürüldü, TAYAD üyelerine linç girişimi yine bu şehirde yaşandı. Cinayetlerin soruşturma haberlerinden de anlaşıldığı gibi Trabzon istihbari faaliyetlerin tahmin edilebileceğinden çok daha yoğun yaşandığı bir yer. İddiaya göre ise Trabzon'da sadece MİT değil, yabancı servisler de faal. Şimdi ise kimsenin bir komando olarak görmediği, göremeyeceği Türüt komandoluğa soyunmuş vaziyette. Şimdiye kadar bu milliyetçi ve dini hassasiyeti doğası gereği çok da ciddiye alınmayan bu zat ne kadar farkında bilmiyorum ama adeta Trabzon'u derin devletin başkenti haline getirmeye çalışan bir komplonun adamı olmuş durumda.
Benim asıl anlayamadığım nokta ise daha farklı. Türüt'ün müzikal olarak diğer albümlerine göre daha düzgün olan "Piryoz" -bana pek Türkçe gibi gelmedi(!)- isimli albümünde Fuat Saka'nın katkıları biliniyor. Nasıl oluyor da böyle bir şarkı söyleyen Türüt kendine yönetmen olarak Fuat Saka'yı seçebiliyor? İnsan hiç mi fikir alışverişinde bulunmaz, hiç mi etkilenmez? Bir tek bunla da bitmiyor tabi gariplik. Türüt'ün arkasında çalan bazı isimler de size tanıdık gelecek Mahmut Turan, İlhan Yabantaş gibi. Ne yaparsın ekmek parası mı diyeceğiz şimdi?
Diyor ki Türüt "ben Musluman ve Turk oğlu Turk'um". Doğrudur insan ne olduğuna sosyal olarak kendisi karar verir ya da ne olmak istediğine. Ama o zaman biraz da Türkçe çalışmak lazım. Şarkıda da "öcünüz" diyeceği bir yerde "ocunuz" diyor. Türüt neden /ö/ ve /ü/ seslerinde zorlanıyor acaba? Laz olduğundandır diye düşünenleriniz olabilir, aman yanlış bilmeyin Türüt Laz değildir! _________________ o sürmene yaylasi onbeş doktora bedel |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|